TEBLİĞE ESAS OLAN MESELELER

13-09-2017

TEBLİĞE ESAS OLAN MESELELER

 

 

Tebliğci kardeşlerimiz bilmeliki, günün tebliğ mevzuları değişiktir. Mevzuları tayin edecekte ihtiyaçtır; hangi meseleye ihtiyaç varsa, işte günün tebliğ mevzuu odur. Günümüzün tebliğ mevzuuna gelince: Mevzu Devlettir, İslamın devletidir, İslamın siyasetidir, devletin dayandığı temel kaidelerdir, sistemlerdir. İşte bu tebliğimizde bunlardan bir kısmını cümleler halinde sıralıyacağız:

 

1. Müslüman hak yolunun yolcusudur. Hak yol ise İslamdır.

 

2. Hakimiyyet Kayıtsız, Şartsız Allah’ındır.

 

3. Hakimiyyet demek; En yüksek makam, en yüksek söz sahibi demektir. Oyleki, ondan kimse hesap soramaz. Onun sözü kanundur.

 

4. Böyle bir makam ve böyle bir selahiyyet ise ancak Allah’a mahsustur.

 

5. İslam dini bir bütündür; parçalanamaz.

 

6. Devlet de İslam dininin ayrılmaz bir parçasıdır.

 

7. İslam da siyaset vardır. Hatta İslâm dini siyasetin ta kendisidir.

 

8. İslam dini hem hükümdür hem metoddur.

 

9. Şeriat demek; din demektir, Kur’an demektir, İslam demektir.

 

10. Halife demek, İslamın Devlet Reisi demektir.

 

11. Hakimiyyeti Allah’tan başkasına tanımak şirktir, putperestliktir.

 

12. Kanun yapmaya kalkan kimse kendini put ilan etmiştir.

 

13. Günümüzün putları; arkasına sığınılan bir heykel, bir şahıs veya bir sistemdir.

 

14. Bir memleketin, bir milletin putu, şeriatı kaldırıp onun yerine kanun yapan veya yaptıran

kimselerdir.

 

15. Komünizm, Kapitalizm, Liberalizm, Sosyalizm, Kemalizm, Laisizm gibi İslama ters düşen, ne kadar düzen, ne kadar sistem ve ne kadar izm varsa, onların hepsi birer puttur ve birer tağuttur.

 

16. Tağut demek; Allah’a karşı baş kaldıran, Allah’ın gönderdiği kanunları beğenmeyip kendine göre kanun yapan demektir.

 

17. Bir kimse kalkıp, benim din ile bir ilgim yoktur, din bana karışamaz derse; kafir olacağı gibi, aynı şeyi söyleyen laik düzen de öylece küfür ve kafir düzenidir.

18. İslam dini aynı zamanda bir dünya nizamıdır.

 

19. Tevhid, yani Allah’ın birliği inancı dinin temelidir.

 

20. Tevhid demek, her işi şeriata göre yapmak demektir

 

21. Müslümanların Anayasası KUR’AN’dır.

 

22. Bir damla necis bir kazan suyu murdar ettiği gibi, Allah’ın nizamından başka bir nizam tanıma da öylece dini yıkar ve berbat eder.

 

23. Bir kimse hem muvahhid hem müşrik olamaz. Şöyle ki, işlerinin bir kısmını Allah nizamına göre, bir kısmını da Allah nizamına uymayan put nizamına göre yürüten kimse yine putperesttir.

 

24. Kâfirleri dost edinenler onlardandır.

 

25. Namazı veya Zekatı dinden ayırmak nasıl putperestlik ise, devleti de dinden ayırmak öylece putperestliktir.

 

26. Namazı, Orucu kaldırmak nasıl şirk ise, şeriatı kaldırmak da aynı şekilde şirktir ve kafirliktir.

 

27. Namazı kaldıran nasıl kâfir olursa, içki veya faiz yasağınıkaldıran da öylece kâfir olur.

 

28. Namazı hor görmek nasıl kâfirlik ise, hanımların başörtüsünü hor görmek de öylece kâfirliktir.

 

29. Allah’ın indirdiği ayetlerle hükmetrneyenler kâfirlerdir, zalimlerdir, fasıklardır.

 

30. Bunlar günümüzün meseleleridir. Bunları her müslüman bilhassa hoca efendiler her fırsatta söyliyecekler ve söylemelidirler. Ketmedenler, yani söylemeyenler; Allah’ın, Meleklerin ve lanetcilerin lanetine uğrarlar, melun olurlar. Lanete uğrayan bir hocanın arkasında şuurlu bir müslüman namaz kılmaz.

 

31. Bir hocanın lanetten yani melun olmaktan kurtulmasının tek yolu vardır. O da tevbe, islah, malından ve canından korkmadan bugüne kadar söylemediklerini açık açık söylemek, diliyle kalemiyle cemaata anlatmaktır. (Bakara Süresi 159, 170 ve müteakip ayetlere bak).

 

32. Bunlara itiraz edenler olursa, onlardan laf değil yazılı ve imzalı cevap istiyeceksiniz.

 

 

TEBLİĞ VE METOD - CEMALEDDİN BİN REŞİD  رحمة الله عليه


RISALE

UHRZEIT IN ISTANBUL

ZÄHLER

Heute 1158
Insgesamt 123219
Am meisten 1726
Durchschnitt 704